Sony FX3 ve FX30: Sinematografi İçin İki Body, Bir Felsefe
Sony FX3 ve FX30 ile video çekim. Hangisi ne zaman, neden FX30 ana kamera, FX6 beklentisi, Panasonic S1H deneyimi ve sinema kameraları manzarası. Bir solo filmmaker'ın notları.
İki body kullanıyorum video tarafında. FX3 ve FX30. İkisi de Sony Cinema Line ailesinden, ikisi de aktif çekim listesinde. Ama setlerimde çoğunlukla FX30 var, FX3 ise özel projeler için duruyor. Bu cümleyi okuduğunuzda muhtemelen şaşırdınız. "FX3 daha pahalı, full frame, neden FX30 öne geçiyor?" diyebilirsiniz. Açıklayayım.
İkisi arasındaki temel fark düşük ışık performansı. FX3 full frame, A7S III ile aynı sensörü taşıyor, ekstrem düşük ışık koşullarında muhteşem. Ama benim pratiğimde 2500 ISO çoğu iş için yeterli. FX3'te 12800 ISO'ya hiç çıkmadım. Çünkü ben ışığı buluyorum demiyorum, ışığı kuruyorum. Doğal ışıkla çok çeken bir filmmaker değilim. Setlerimde ışık altyapısı zaten kuruluyor. Bu durumda FX3'ün low-light gücüne ihtiyacım kalmıyor.
FX3 gerçekten bir performans makinesi. Bunu açık söylüyorum. Tam zamanında çıkan, doğru ihtiyaca cevap veren bir Cinema Line body'si. Ama 2026'dayız ve FX3 2021'de çıktı. Artık güncellenmesi gerektiğini düşünüyorum. Sony FX6'nın güncellenmesini bekliyorum aslında. FX6 yeni versiyonu çıktığında ana kameramı ona taşıyacağım. Bu kararım net.
İkisinden de ortak bir beklentim var. Open Gate. Yani 3:2 tam çerçeve video. Eğer FX3 ve FX30 Open Gate çekebiliyor olsaydı, post-prodüksiyonda framing özgürlüğü çok daha geniş olurdu. Vertical sosyal medya çıktısı, yatay sinema çıktısı, hatta kare format Instagram, hepsi tek dosyadan çıkardı. Yeni nesil Panasonic'ler bunu çözdü, Sony Cinema Line'da hala yok. Tek beklentim bu.
Şimdi FX30'a saygı duyma vakti.
FX30'u hor gören meslektaşlara seslenmek istiyorum. Abi, sen renk yapmayı bilmiyorsun. Sorun makinede değil. FX30 doğru ışık altında, doğru renk çalışmasıyla, FX3 ile aynı sahnenin içinde ayırt edilemez. Bunu net söylüyorum. Bir sahneye iki kamerayı koysam, birini FX3 birini FX30 yapsam, çıkan sekansta hangisinin hangisi olduğunu kimse anlayamaz. Bunu defalarca test ettim. FX30 yarım stop daha grenlidir, doğru. Ama 2500 ISO'ya kadar bu fark görünmez bile. Üstüne doğru renk yaparsanız sıfırlanır.
Şu an çoğu setimde Sigma lenslerimle birlikte FX30 var. Kurulum şöyle: Tilta cage, V-Mount güç sistemi, Atomos kayıtçı, top handle, monitör. Tam profesyonel rig. Hareket kabiliyeti yüksek, sahada çevik. Bir gimbal'a takılınca veya bir omuza yerleşince gerçek bir sinema kamerası gibi davranıyor. APS-C sensör ile gelen küçük lens dünyası işin pratik tarafı. FX3'ün full frame avantajı setteki çevikliği biraz azaltıyor.
Burada bir parantez açmam gerek. Video tarafında ben Panasonic S1H ile bir yıl boyunca çok ciddi bir deneyim yaşadım. Bunu söylemek istiyorum. Bence S1H, FX3'ten ve FX30'dan üstün bir makine. Renk uzayı, sensör karakteri, dosya yapısı, hepsi başka bir seviyede. V-Log L kalitesi muhteşem. Ama bir sorunu vardı. Otofokus.
Bir solo filmmaker olarak çalışıyorsanız, yani tek başına hem kamerayı hem seti yöneten biriyseniz, AF olmadan iş zorlaşıyor. Set ışığını ben kuruyorum. Beş ışığı tek kişi aynı anda kuran biri yok. Onun için asistana zaten bağlısınız. Ama kamera tarafında otofokus olmadan, focus puller olmadan, gimbal'da yalnız çalışırken nokta odağı tutmak zor. S1H'taki tek sorun buydu. AF ya hiç yoktu ya da yetersizdi. Keşke olsaydı.
Şimdi 2025-2026 yılındayız ve manzara değişti. RED gibi gerçek sinema kameraları bile artık otofokus ekledi. Blackmagic'lerde de var. Muhteşem çalışmıyor henüz ama var. Yeni çıkan sinema lensleri, hatta anamorfik lensler bile AF özelliği taşıyor. Otofokus sinema dünyasının lüksü olmaktan çıktı, standart oldu. Çünkü solo filmmaker'ların sayısı artıyor, küçük ekiplerle iş yapanlar çoğalıyor, bu pazara cevap vermek zorundalar.
Yeni Panasonic'ler bu konuda ne durumda? S1H 2 çıktı mı bilmiyorum, S1 II gibi makineler çıktı, AF konusunda biraz iyileştirdiler ama hala S1H'nin yerini tutmuyorlar. Henüz deneyimleyemedim, ama denemek istiyorum. Eğer Panasonic AF sorununu gerçekten çözdüyse, video tarafında Sony'den daha üstün. Bunu rahatlıkla söylüyorum. Özellikle geçen seneden beri Panasonic kameraların sonradan yüklenebilen ARRI LogC profili muhteşem bir renk uzayı sunuyor. Sony S-Log3'ten bambaşka bir karakter. Sinema duygusu daha yüksek, deri tonları daha yumuşak, gölgeler daha zengin.
Bir de Nikon ZR var son zamanlarda gündemde. RED ile ortak yapılan hibrit makine olarak lanse ediliyor. Ama ben ona pek inanmıyorum. Çünkü flash senkronizasyonunda fotoğraf makinesi gibi davranmıyor. Stüdyo strobe ile çekemiyorsanız o makine gerçek hibrit değildir. Hibrit demek hem video hem fotoğraf demek, hem de flash uyumlu olmak demek. Nikon ZR bence cinema kamerası, fotoğraf bonus özelliği. Hibrit olarak işaretlemek pazarlama. Gerçek hibrit Panasonic S1H idi. Eğer S1H 2 çıkar ve AF sorunu çözülürse, satış rekorları kıracak diye düşünüyorum.
Şimdi FX30'a geri dönelim. Bu makinenin fiyat performansta rakibi var mı? Bence yok. Sadece fiyat performansta da değil. APS-C cinema kategorisinde rakibi yok. Düşünün, fanlı aktif soğutma var, sağlam magnezyum gövde var, rig'e geçince bir Tilta cage ile profesyonel sinema kamerası gibi davranıyor, hareket kabiliyeti yüksek, dosya boyutları yönetilebilir. Sigma 24mm f/1.4'ümü yani eski Art versiyonu lensimi takınca yaklaşık 36mm'lik bir ekran açısına denk geliyor. Bu lens + bu body kombosu ile baştan sona komple bir kampanya çekebilirim. Çekmiştim de. Ortaya çıkan iş profesyonel reklam filmi standardının üstünde.
FX3 elbette daha üstün bir makine. Bunu reddetmiyorum. Ama bir FX3 fiyatına iki tane FX30 alıyorsunuz. İki kamera sistemi kurabiliyorsunuz, multi-cam çekim yapabiliyorsunuz, A-cam B-cam ayrımıyla aynı sahneyi iki açıdan eş zamanlı kayda alabiliyorsunuz. Tek kamera fiyatına iki kameralı bir prodüksiyon kurmak, küçük ekiplerin kaderini değiştiren bir karar.
FX30'un hendikapları yok mu? Var. Bunu da söyleyeyim. 120P modunda ekstra crop atıyor. Zaten APS-C bir makine, 1.5x crop ile başlıyor, 120P'de 1.6-1.7x'e çıkıyor. Üstüne Atomos kayıtçı bağlayıp RAW çekmeye kalkarsan toplam crop yaklaşık 2x'e ulaşıyor. Bu lens seçimini ciddi sınırlıyor. Ama burada bir şey söyleyeyim. RAW çekmen gereken bütçeli bir iş yapıyorsan zaten FX30 kullanmıyorsun. Hatta FX3 de kullanmıyorsun. O kategori için ayrı kameralar var. FX6, ARRI, RED. Bu yüzden FX30'un RAW crop'u tartışmaya kapalı bir konu. O senaryo için bu makine değildi zaten.
İki body, bir felsefe. FX30 çoğunluk, FX3 ihtiyaç anı. Bu seçim ekipman fanboy'luğu değil, iş zekası. Asi Lüks ekipman tarafında nasıl çalışıyorsa burada da öyle. Pahalı olan her zaman daha akıllı değildir. Doğru olan akıllıdır.
Sıradan, marka kovalar. Asi, hangi body hangi iş için bilir.