PORTFOLİOBLOGARAÇLAR
Çağlar Doğan
© 2026 Çağlar Doğan. Tüm Hakları Saklıdır.
EKİPMANMART 2026

Sigma Art Serisinin Bilinmeyen Üstünlüğü: Bir Profesyonelin Notları

Sigma Art mı, G Master mı? 10 yıl Sigma kullanan bir profesyonelin notları. Hangi lens nerede üstün, neden ben Sigma'da kalıyorum ve müşteriye verdiğim cevap.

Sigma Art serisi prime lens kütüphanesi, moda ve mimari fotoğraf

Fotoğrafçılığa 2009'da Nikon ile başladım. Bir yıl sonra Canon'a geçtim ve uzun bir dönem 5D ailesinden çıkmadım. 5D Mark I, 5D Mark II, 5D Mark III. Canon o yıllarda full frame için fiili standarttı, ben de o standardın içindeydim. Sadece body değil, lens tarafında da Canon ekosistemine derinden girmiştim. Çantamda 8 adet Canon L Serisi prime lens vardı. 85mm f/1.2L, 50mm f/1.2L, 24mm f/1.4L, 135mm f/2L ve diğerleri. Hepsi Canon'un en iyi yaptığı işlerdi. Hepsini yıllarca kullandım. Ama bir lens eksikti: 35mm.

35mm boşluğunu doldurmak için 2014 civarında Sigma 35mm f/1.4 Art'ı aldım. Sadece denemek için. Canon EF mount'tu, 5D Mark III'ümle çalışıyordu. Sonuç beni şaşırttı. Sigma'nın keskinliği, color rendition'ı, mekanik hissi Canon L'in yarı fiyatına gelmesine rağmen aynı seviyedeydi. Bazı yerlerde daha iyiydi. Bokeh karakteri, kontrast geçişi, açık diyaframda merkez netliği. O lensi o kadar çok sevdim ki ondan sonra hayat bu şekilde devam etti.

5D Mark III hala çantamdayken Sigma 20mm f/1.4 Art'ı aldım. EF mount, 2015 sonu çıktı, hemen elime geçti. Sonrasında 85mm f/1.4 Art'ı aldım, yine EF mount. O zamanlar Sigma Art serisinde sadece bu üç prime vardı. Hepsini sıfır gün denemiş gibiydim. Çantamda Canon L'lerin yanında Sigma'lar duruyordu. Ve giderek Sigma'yı daha fazla kullanmaya başladım. Canon L'ler fena değildi. Sigma Art daha akıllıydı.

Sonra aynasızlara geçtim. Sony E-mount'a döndüm, hatta bir ara Panasonic S1H denedim. Body değişti, marka değişti, sistem değişti. Sigma hiç değişmedi. Tek değişen şey çantamdaki Sigma'nın daha da çoğalması oldu.

Şu anda çantamda olanlar şunlar. Sigma 24mm f/1.4 Art (yeni DG DN değil, eski Art versiyonu, sebebi az sonra anlatacağım), Sigma 85mm f/1.4 DG DN Art (aynasızlar için tasarlanan yeni nesil), Sigma 105mm f/2.8 Macro. Yakında almayı planladıklarım var: 14mm f/1.4 ve 50mm f/1.2. Onları da deneyimleyeceğim.

Geçelim asıl soruya. G Master lensler iyi mi? İyi. Ama "iyi" bir şey, "akıllı" bir seçim olmak zorunda değil.

85mm G Master'ı denedim. Yavaş, hatalı odaklama yapıyor, gereksiz ağır. Sigma 85mm Art ile karşılaştırınca aradaki fark bariz. Sigma daha hızlı, daha keskin, hata yapmıyor. Sahip olduğum hiçbir Sigma lensde AF doğruluk problemi yaşamadım. Hiçbirinde. Sony G Master 85mm'de ise çekim sırasında "bu lens neden bu kadar ağırdan alıyor" diye düşündüğüm anlar oldu.

Tek istisna 24mm. Sony G Master 24mm, Sigma'nın yeni versiyonundan bir tık üstün. Ama ben hala eski Sigma 24mm Art'ı kullanıyorum, sebebi de şu: Bariz bir kromatik aberasyona sahip. Kimisi için bu kusur. Benim için karakter. Bu lensi seviyorum çünkü sterilliği yok. Yarattığı görsel dilin bir tavrı var. G Master daha temizdir, daha hatasızdır. Doğru. Ama hatasızlık her zaman üstünlük değil. Bazen lensine bir karakter veriyor o kromatik aberasyon. Ben karakter taşıyan lensi tercih ediyorum.

Body kalitesinde de bir şey söyleyeyim. Sony G Master'lar kalitelidir, doğru. Ama Sigma Art'ları elinize aldığınızda fark ediyorsunuz. Tank gibi. Premium hissi G Master'dan daha yüksek. Metal dış kabuk, mekanik his, ağırlık dağılımı. Sigma bu konuda Sony'nin önünde.

Peki G Master nerede üstün? Tek bir senaryoda. Eğer Sony A1 ya da A9 serisi gibi amiral gemisi bir body kullanıyorsanız ve saniyede 30 kare fotoğraf çekiyorsanız, G Master'ın AF protokolü o hıza tam optimize. Sigma o hızda biraz zorlanabilir. Ama bu sadece spor fotoğrafçılarını ilgilendirir. Saniyede 10 kareye kadar olan tüm pratiklerde Sigma kusursuz.

Bu rakamlara takılmak doğru değil bizim gibi sahne kuran insanlar için. Kedi, köpek, kuş, futbolcu peşinde koşuyorsanız tamam, gazeteciyseniz tamam. Ama biz gazeteci değiliz, biz sanatçıyız. Modeli yerleştiriyoruz, ışığı kuruyoruz, ondan sonra deklanşöre basıyoruz. 30 kare saniye değil, 30 saniyede bir doğru kareye ihtiyacımız var.

24mm dramatik bir genişlik veriyor. Yakın portrelerde bile kullanıyorum, yarattığı perspektif gerilimi seviyorum. 85mm benim için ayrıştırıcı lens. Konuyu plandan koparıp ön plana atmak istediğim her zaman ona uzanıyorum. İkisini birlikte taşıdığımda, çantamda iki farklı görsel dil taşımış oluyorum. Biri sıkıştıran, diğeri ayıran.

Sigma'nın geleceği konusunda hiçbir endişem yok. Tam tersi. Gittikçe ileriye gidiyorlar. Yeni çıkan 28-45mm f/1.8 zoom çok ilgimi çekiyor. Çantama eklemeyi düşünüyorum. Şunu söyleyeyim: Ben fotoğrafçılığa başladığımdan beri prime lens kullanırım. Zoom lens asla kullanmadım. Ama 28-45 f/1.8 öyle akıllı bir açı dağılımı sunuyor ki, sanki çantanızda iki tane prime lens taşıyormuşsunuz gibi. Üstüne keskin, ışığı bol alan, internal zoom yapan bir lens. Sigma yine kuralları yıkıyor.

Son olarak şunu söyleyeyim. Bazen ajans işlerine gittiğimde "neden G Master kullanmıyorsun?" gibi cümlelerle karşılaşıyorum. Bu cümleyi söyleyenlere ben sadece gülüyorum. Cevap vermiyorum. Çünkü cevap verecek bir şey yok. Kardeşim, benim ekipmanımın markasından, modelinden sana ne? Sen bu seçimi yapabiliyor olsaydın kendi çekerdin zaten, beni çağırıyor olmazdın.

Lens seçmek bir prestij meselesi değil. Bir akıl meselesi. Marka değil, kalibre bakarım. Karakter taşıyan, doğru fiyata gelen, elimde bana kendi sesimi veren lensi alırım. 17 yıllık fotoğrafçılık geçmişimde Nikon kullandım, Canon'un L Serisi'ni en derin şekilde kullandım, Panasonic kullandım, şimdi Sony'deyim. Ama lens tarafında 10 yıldır Sigma'da kalıyorum. Bunun bir sebebi var.

Sıradan, marka kovalar. Asi, lensini tanır.

Sigma ArtG MasterSony E-MountCanon L SerisiLensModa FotoğrafçılığıEkipman