Ajansta Yapay Zeka: Claude Opus 5 ile Neyi Gerçekten Yapıyorum?
Anthropic 24 Temmuz 2026'da Claude Opus 5'i yayınladı: efor kadranı, saatlerce çalışabilen ajanlar. Bir prodüksiyon ajansında yapay zekâyı gerçekten neye kullanıyorum, neye kullanmıyorum ve bu kadranın zanaatla ilgisi ne?
Anthropic, 24 Temmuz 2026'da Claude Opus 5'i yayınladı. Beşinci neslin ilk Opus modeli ve şirketin en gelişmiş Opus'u.
İlgimi çeken iki şey var.
Birincisi: efor kadranı. Modelin bir işe ne kadar hesaplama gücü ayıracağına siz karar veriyorsunuz. Düşük eforda daha az token harcıyor, daha ucuza çalışıyor ve performansının önemli kısmını koruyor.
İkincisi: saatlerce, hatta gece boyunca çalışabilen ajanlar. Takıldığı yerde etrafından dolaşıyor, hata yaptığında toparlıyor, hedefe varıyor.
Fiyat tarafında değişiklik yok: milyon giriş token'ı 5 dolar, milyon çıkış token'ı 25 dolar. Bir önceki Opus'la aynı.
Bu yazı bir model incelemesi değil. Bir prodüksiyon ajansı işleten birinin dürüst envanteri: bu araçları neye kullanıyorum, neye kullanmıyorum.
Gerçekten kullandığım yerler
Çok dilli site içeriği. Bu siteyi beş dilde yönetiyorum: Türkçe, İngilizce, Rusça, Ukraynaca, Almanca. Antalya'da çalışan biri için bu bir lüks değil, zorunluluk — müşteri kitlem gerçekten bu dillerden geliyor. Beş dilde tutarlı bir marka sesi tutturmak tek başıma yapabileceğim bir iş değildi. Şimdi yapılabiliyor.
Ama şunu ekleyeyim: Türkçe metni ben yazıyorum. Çeviriyi model yapıyor, sonra tonu ben kontrol ediyorum. Ters yönde çalışsaydım, yani modele "bir blog yazısı yaz" deseydim, ortaya benim olmayan bir metin çıkardı.
Teklif ve kapsam belgeleri. Bir otel bize brief atıyor. Ondan çekim planı, ekip listesi, gün dağılımı ve teslim kalemleri çıkarmak mekanik bir iş. Mekanik işler devredilebilir. Rakamları ben koyuyorum, yapıyı model kuruyor.
Çekim planı ve call sheet. Lokasyon, saat, kişi, ekipman. Bunları tabloya dökmek bir akşamımı alıyordu, şimdi yarım saat sürüyor.
Kendi yazılım işlerim. Bu siteyi, müşteri sitelerini, iç araçlarımı ben yönetiyorum. Ben profesyonel bir yazılımcı değilim. Beş yıl önce bu mümkün değildi; bir geliştirici tutmam ya da hazır şablon kullanmam gerekirdi. Şimdi kendi altyapımı kendim kurabiliyorum. Bu, ajansımın maliyet yapısını değiştiren tek şey.
Arşiv ve etiketleme. On yıllık bir görsel arşivim var. Ne çektiğimi bulmak, düzenli tutmaktan daha zor bir problemdi.
Kullanmadığım yerler
Görsel üretimi. Müşteriye teslim edeceğim hiçbir kareyi yapay zekâ üretmiyor. Bu bir etik pozisyon değil sadece; bir iş pozisyonu. Beni bir otelin gerçek odasını, gerçek ışığını, gerçek dokusunu kaydettiğim için tutuyorlar. Üretilmiş bir oda satmıyoruz.
Kreatif konsept. Modele "bu otel için bir marka filmi fikri ver" diyebilirim ve bana on fikir verir. Onunun da daha önce görülmüş şeylerin ortalaması olur. Ortalama fikir, benim işimde başarısızlık.
Karar anı. Sette hangi kareyi çekeceğim, hangi modeli seçeceğim, hangi ışığı kuracağım — bunlar devredilmiyor. Devredilebilseydi zaten mesleğim olmazdı.
Müşteriyle konuşma. Bir müşteriye yazdığım e-postayı model yazmıyor. İlişki devredilebilir bir şey değil.
Efor kadranı aslında bir zanaat metaforu
Opus 5'in en ilginç yanı bence bu kadran. Bir işe ne kadar güç ayıracağınıza siz karar veriyorsunuz. Basit bir iş için tam gücü harcamıyorsunuz; zor bir iş için kısmıyorsunuz.
Bu tam olarak sette yaptığım şey.
Bir otelin standart odası için yirmi dakika, dört ışık, iki kadraj. Aynı otelin balayı süiti için iki saat, altı ışık, on beş kadraj ve bir stil şefi. İkisi de aynı işin parçası ama aynı eforu hak etmiyorlar.
Yeni başlayan fotoğrafçıların en büyük hatası bu ayarı bilmemek. Ya her şeye maksimum efor verip günü yetiştirememek, ya da her şeye minimum verip vasat bir set teslim etmek. Zanaat, nereye ne kadar vereceğini bilmek.
Bir aracın bunu bir ayar olarak sunması hoşuma gitti. Doğru soruyu soruyor.
Şu konuda dikkatli olun
Bir model ne kadar iyileşirse, çıktısı o kadar ikna edici görünüyor. İkna edici görünmekle doğru olmak aynı şey değil.
Rakamlarla çalışırken bunu sürekli test ediyorum. Bir teklifteki gün sayısını, ekip maliyetini, teslim kalemlerini modele bırakıp kontrol etmezseniz bir gün gerçekten yanlış bir sayı imzalarsınız. Kontrol etmek sizin işiniz, o iş devredilmiyor.
Aynısı metinde de geçerli. Model kibar yazıyor, akıcı yazıyor, temiz yazıyor. Ama benim markam kibar değil. Her metni okuyup sertleştiriyorum. Bunu yapmasam site birkaç ay içinde herkesin sitesine benzerdi.
Sonuç
Yapay zekâ benim işimde prodüksiyon öncesini ve sonrasını hızlandırıyor. Ortadaki kısma — sete, karara, göze — dokunmuyor.
Bu benim için iyi haber. Çünkü ajansımın değeri zaten hiçbir zaman e-posta yazma hızı ya da tablo doldurma becerisi değildi. Değer, hangi kareyi çekeceğini bilmekte.
Araç ne kadar güçlenirse güçlensin, o soruyu senin adına kimse cevaplamıyor.
Sıradan, aracın ne yapabildiğini konuşur. Asi, aracı hangi işten çıkardığını bilir.